Galatasaray 6-0 M.Netanya

Usain Bolt Yeni Dünya Rekoru 9.58

4 Şubat 2009 Çarşamba

Galatasaray'da Sakatlar


Galatasaray'da sakatlar yine sıkıntı yaratıyor.Sarı-Kırmızılı ekipte sakatlanan 2 aydan önce takıma dönemiyor , çalışmalara başlamıyor.Cimbomun bu kadar çok sakat vermesi bir tuhaf.Burada doktor heyetinin yanlış tedevi uygulaması söz konusu ise bu ekip değiştirilsin.Bir Uğur 1,5 yıldır yok.Serkan Çalık ortalarda görünmüyor.Kewell,Lincoln derken birde Baros bu kafileye eklendi.
Sivasspor ile Fortis Türkiye Kupası maçları oynandı iki maçta 1-1 sonuçlanınca maçın kaderini penaltılar belirledi.Kalesinde devleşen Petkovic Galatasaray'a geçit vermedi ve Sivasspor adını yarı finale yazdıran ekip oldu.
Galatasaray'ın Türkiye Kupasından elenmesi belkide bir avantaj oldu bu kadar çok sakatı bulunan bir ekip 3 kulvarda mücadelesini sürdürmesi biraz zor olurdu.Ancak birde olaya şu açıdan bakacak olursak eğer Uefa kupasında Bordeaux'a elenicek olursa Galatasaray elinde sadece lig kalacak ve bu kadro zaten lig için yeterince iyi ama sakatlar nedeniyle bir türlü ideal 11'in sahaya çıkamaması ve kaybedilen gereksiz maçlarda gereksiz puanlar Galatasaray'ın başını çok ağrıtacak gibi görünüyor.Şuanda lig lideri Sivasspor ile aralarında 2 puan bulunması çok fazla gibi görünmüyor olabilir ancak bu kadronun şuanda 6-7 puan farkla lider konumda olması gerekirdi.
Sivasspor yüreğiyle takımı için savaşan , fizik güçleri yeterince iyi fakat teknik için aynı özelliklere sahip olmaya ve sert oynayan tabiri caizse taş gibi bir takım.Geçen yılki eksiği olan büyük maçlardaki mağlubiyetlerini bu yıl telafi ettiler ve artık büyük takımları da yenmeye başladılar ancak bu sefer Anadolu ekipleri ile istenilen sonuca gidememiş olmalılar ki Sivasspor geçen yıl ki topladığı puan sayısında artışa gidemedi.Bu takım 2 yıldır büyük bir çıkış içerisinde sınırlı maddi olanakları ile dev bütçeli büyüklere meydan okur duruma geldiler.Umuyoruz ki başarıları daima devam eder ve ligimize renk getiren bir kulüp olarak yollarına devam ederler.En büyük temennimiz ise onların bu yıl şampiyonluğu yakalamaları.
Trabzonspor bu yıl çok yeni bir kadro ile yola çıktı.Bu kadronun birbirine alışması ve takım olmayı başarması beklenenden kısa sürdü.Kurulan kadrodan bir sonraki yıl için başarı beklentisi olsada onlar bu yıl müthiş çıkışı ile liderliğe ortak oldular.Uzun süredir göremediğimiz ligimizin zirvesinde 2 Anadolu ekibinden biri olmayı başardılar.Alanzinho transferine bu denli para harcamaları bir bildikleri olduğunun göstergesidir umuyorum.
Beşiktaş devre arasında Fabian Ernst'i kadrosuna dahil etti.Takım oyunu oynayan bu isim görevini başarıyla yerine getiren ancak ekstra özellikler ile maçı kopartacak bir oyuncu olmadığının bilinci olduklarını tahmin ediyorum.Ernst Beşiktaş'ın orta sahasını toparlayacaktır ve Beşiktaş takımı daha bilinçli olarak hücum yapacaktır buna inancımı tam.Umuyorum ki başarılı olur.
Fenerbahçe'den bir haber geldi.Büyük umutlarla ve ezeli rakibine büyük bir misilleme ile sezon başında takıma katılan Emre Belezoğlu sakatlanmış.Daha doğrusu yeniden sakatlanmış.Adı müzmine çıkmış bir futbolcu ancak kendisi bunları yalanlıyor ve büyük sıkıntı duyuyor.Sakatlanma sebebi ise basında hakkında çıkan yersiz eleştrilere son vermek için kendisini zorlamasıymış.Umuyoruz en kısa zamanda sahalara döner.
Eskişehirspor için ayrı bir parantez açmak istiyorum takım bu yıl ki Türkcell Süper Ligde bir maçta 6 gol atan tek takım konumuna yükseldi.Bu hafta 6-1 yendiler İstanbul Büyükşehir Belediye takımını ve ligde uzun süreler yer almak istediklerini gösterdiler.Beşiktaş'tan kiraladıkları Batuhan'ın bu gollerden 2'sinin sahibi olduğunu söylemek istiyorum.
Çağlar ÇOLAKOĞLU

LINDEROTH, SERVET VE FERDİ İDMANDA
Milan Baros takım antrenmanına kontrollü katıldı. Şikayetleri azalan Tobias Linderoth, Servet Çetin ve Ferdi Elmas antrenmanın tamamına katıldılar. Dün oynanan Sivasspor karşılaşmasında sağ baldırına darbe alan Shabani Nonda, tedavisinin ardından yenilenme antrenmanına katıldı.

Semih Kaya antrenmanın sonlarında sakatlıktan yeni çıkmış ayak bileğine aldığı darbe sonucu bileği burkulduğu için çalışmayı tamamlayamadı. Oyuncunun tedavisine Metin Oktay Tesisleri sağlık merkezinde başlandı.

KARAN YÜRÜYÜŞ YAPTI
Hafif gribal enfeksiyon geçiren Yaser Yıldız antrenmana katıldı. Çalışmanın sonunda sağ arka adalesinde sertleşme oluşan oyuncunun tedavisine Metin Oktay Tesisleri sağlık merkezinde başlandı. Ümit Karan sağ ayak baş parmağında oluşan hemotom nedeniyle takımdan ayrı olarak yürüyüş yaptı. Aydın Yılmaz tedavisinin ardından fizyoterapistler eşliğinde salonda çalıştı. Sabri Sarıoğlu tedavisinin ardından fizyoterapistler eşliğinde özel bir çalışma gerçekleştirdi.
LINCOLN FİZYOTERAPİST EŞLİĞİNDE
Hasan Şaş, Uğur Uçar, Harry Kewell ve Cassio Lincoln fizyoterapistler eşliğinde takımdan ayrı çalıştılar.
Dün oynanan Sivasspor karşılaşmasının ilk yarısında sol uyluk arka adalesinde zorlanma oluşan ve maçı tamamlayan Fernando Meira, sağ ayak tarak kemiğine aldığı darbe sebebiyle ödemi bulunan Mehmet Topal, sağ ayak tarak kemiğine darbe alan Hakan Balta ve sağ ayak bileğine darbe alan Mehmet Güven tedavilerinin ardından dinlendirildi.
BARIŞ'IN KONTROLLERİ DEVAM EDİYOR
Dün oynanan Sivasspor karşılaşmasında dizine darbe alan Barış Özbek’in kontrolleri Bakırköy Acıbadem Hastanesi’nde devam ediyor. Diz problemi sebebiyle bugün Bakırköy Acıbadem Hastanesi’nde kontrolü gerçekleşecek olan Orkun Usak antrenmana katılmadı.
Galatasaray Profesyonel Futbol A Takımı çalışmalarına 5 Şubat Perşembe günü saat 10:30’da basına ve taraftara kapalı olarak gerçekleştireceği antrenman ile devam edecek.

1 Şubat 2009 Pazar

CİM BOM KENDİNE GELDİ!..

Turkcell Süper Lig'de geçen hafta Sivasspor'a yenilen ve zirve yarışında ağır yara alan Galatasaray, Denizlispor'u 2-0 yenerek moral buldu. Sarı kırmızılı takımın golleri Baros ve Nonda'dan gelirken, bu galibiyet Galatasaray'ı zirveye bir adım daha yaklaştırdı!..













Denizli Galibiyetine Spor Yazarlarının Yorumları

KALİTE FARKI
Galatasaray’da savunmadaki ideal dörtlü geri geldi, pozisyon vermelerine rağmen en azından takımı orta sahaya çıkarırken, bloklar arasındaki dengeyi sağladılar. Kewell ve Lincoln olmayınca 4-2-3-1’den 4-3-1-2’ye döndüler. Orta sahada Mehmet Topal göbekte, sağında Barış, solunda Arda, onlarında önünde Ayhan. Arda ile Ayhan zaman zaman yer değiştiriyorlar. Rakip de açık oynayınca bol pozisyonlu maç oldu. Ama iki takım arasında özellikle hücumdaki kalite farkı sonucu ortaya çıktı. Galatasaray’ın ilk golü alışılmış bir halı saha golüydü. Nonda sırtı kaleye dönük Arda’ya oynadı. Arda araya koşu yapan Baros’a bıraktı. Baros da yakın köşeye akıllı bir vuruş yaparak golü attı. Benzer pozisyonları kaleye yakın olmasına rağmen Denizlisporlu oyuncular auta attılar. Nonda bir tane fırsat yakaladı, mükemmel vurdu. Goller öyle dakikalarda oldu ki, Denizlispor’un yapacağı bir şey yoktu. Denizlispor taraftarı “Ümit Kayıhan istifa” diye bağırıyor. Oynanan oyunu gördükten sonra Denizlispor’un özellikle deplasmanlarda can yakayacağını düşünüyorum. Galatasaray takımı çok önemli bir galibiyet elde etti. Belki bireysel anlamda dört yıldızlık oynamadılar ama kötü de oynamadılar. Galatasaray’ın orta halli oyunu bile üç puana yetti. Hakem Koray Gençerler’e bayıldım. Müthiş bir maç yönetti. Oyunun tempolu olmasını sağladı, avantajları oynattı. Bu yılın formda hakemlerinden biri gibi gözüküyor. Ayhan’ı da doğru attı.
Rıdvan DİLMEN

____

GALATASARAY MAÇINDAN ÖNCE DENİZLİSPOR KENDİ KALESİNE BİR FAZLA GOL ATTI!...
Denizlispor ile Galatasaray arasındaki maç öncesiyle, golleriyle ve sonrasıyla ilginç bir maç oldu. Galatasaray Denizli’de 2 gol attı… Ama, bu maçtan önce Denizlispor’un kendi kalesine attığı 3 gol vardı. Nasıl mı? Galatasaray maçından iki gün evvel 7 sezon oynayan Roman Kratoschvil ile 5 sezon oynayan Tomas Abraham ve maçın oynanacağı günde golcü Ivan Lietava gönderildi. Düşünebiliyor musunuz? Galatasaray gibi güçlü bir takımla maçınız var, savunmanın sigortası Roman, orta sahanın en iyi markajcısı Tomas ve golcü İvan gönderiliyor… Yani Galatasaray maçından önce Denizlispor kendi kalesine 3 gol birden atıyor. Takımlar sahaya çıktığında Galatasaray’da iki sürpriz isim Servet ve Nonda olurken, Denizlispor da ki sürprizde yeni transfer Berberovic ve Bangoura… Ama bu iki isim “acı” bir sürpriz oldu. Zira sahada pek varlık gösteremediler… Gösteremezlerdi çünkü Türkiye sınırları içinden gelen yeni bir oyuncu bile 2 günde takıma alışamaz. Oysa Berberovic Bulgaristan’ın Litek Lovec, Bagoura Fransa’dan geldi… Başka bir ülke, başka bir iklim, başka bir takım ve bambaşka bir spor ortamı içindeler. Buna iki günde alışmak kolay değil. Yeni transferlere şans veren Ümit Kayıhan her nedense 3 gün önce Ankaraspor’la oynanan kupa maçında sahanın en iyisi Ozan’ı 18’e almazken, yine kupa maçında oynadığı yarım devrede olumlu işler yapan Şener’i doksan dakika yedek bekletti. Galatasaray’a gelince… Galatasaray’ı yakın takip eden arkadaşlar daha detaylı yazacaklardır… Ama okurlara saygısızlık olmaması için birkaç cümlede ben yazmak istiyorum. Galatasaray’da savunmanın sigortası olan Servet tekrar eski yerindeydi. Ama eski formunda değil. Bildiğim, tanıdığım Servet en kısa zamanda formunu yakalar… Skibb Denizli’de Nonda ve Baros ile ikili forveti tercih etti. Düşünce olarak çift forvet iyi ama orta sahadan ve kanatlardan top gelmezse ne olacak? Sabri’nin karşısında oynayan Musa Sinan Sabri’yi kilitleyince sadece Arda’nın kanadında hareket vardı… Ama orta saha hep yok… Çünkü Galatasaray’ın orta sahası Lincoln’suz kayıp… Top taşınmıyor, pas dağıtımı yapılamıyor. Dolayısıyla organize atak gelişmiyor. Ayhan ilk başlarda gayretliydi. Ama sonra aşırı gerilim içine girdi. Oysa kolundaki kaptanlık pazubandıyla sahanın en sakin, en yatıştırıcı adamı olması gerekirdi… Ve sonunda isteye, isteye çift sarıdan kırmızıyı görerek arkadaşlarını 10 kişi bıraktı. Ayhan’ın kart görmesinde kenar yönetimi de hatalı. Çünkü, Ayhan’ı 3- 4 defa Servet uyardı, arkasından kenar yönetimini bu adamı alın oyundan atılacak diye uyardı. Ama oyuncu değişimini ağırdan alan kenar yönetimi Ayhan’ın kırmızı görmesini engelleyemedi. Ayhan’ın oyun dışı kalmasından az önce Arda gördüğü sarı kartta hakemin yanına gitmeye yine tenezzül etmedi… Arda’nın yaptığı hakeme kızgınlığın ötesinde, centilmenlik dışı bir görüntüydü ve hiç yakışmadı… Arda ve Ayhan’ın başrolünde olduğu bu iki görüntü Galatasaray’da saha içi disiplinin iyi olmadığının göstergesi… Avrupa’da büyük ümitlere koşan, Türkiye’de iki kupayı almak isteyen bir takımda böylesine sinirsel gerilim, ileride sorunları daha da çoğaltır. Özellikle Arda’ya dikkat… Psikolojisi iyi değil… Ve o psikolojik denge oranı sadece kaybetme ve kazanma kaygısından da değil. Kendisiyle veya çevresiyle “çözemediği veya zıtlaştığı” bazı sorunları var genç Arda’nın. Bedenen sahada olsa da kafası karışık… Aman dikkat, Arda sadece Galatasaray için değil Türk futbolu için önemli bir futbolcu.
Muzaffer KARTAL

_______

KAPTANLARA NE OLUYOR!
Ne oluyor Allah aşkına bu kaptanlara! Sivas'ta Ümit, Denizli'de Ayhan kırmızı kart gördü. Oysa başkan Adnan Polat daha 3 gün önce Florya'da futbolcularını topladı 'Aman sakin olun, strese girmeyin, gergin olmayın' demiş olsa bile, bu sefer de kaptan Ayhan bildiğini okudu. Gördüğü ilk sarı kart pozisyon gereği affedilecek cinsten olsa da, kırmızı kart asla o tecrübedeki bir futbolcuya yakışmadı. Adnan Polat'ın daha çok Florya'ya gelip oyuncuları rehabilite etmesi gerekiyor. Oysa Denizlispor maç boyunca Galatasaray'ı hiç zorlayamadı. Savunmada, orta sahada, forvette 'Al gülüm, ver gülüm' şeklinde bir futbol oynadı. Galatasaray'da da bir gol kaçırma yarışı vardı adeta. Baros'un 9. dakikada attığı gol 45. dakikada kaçırdığı pozisyondan daha zordu. Yani Galatasaray'da Baros, Arda, Barış öylesine goller kaçırdı ki kaçan komik gollere klip bile yapılabilir. Ama şunun altını çizmek lazım Nonda oyunda kaldığı sürece olumlu işler yaptı. 22. yaşını kutlayan Arda, her geçen dakika oyuna ağırlığını koydu. Meira da Servet'in gelmesiyle rahatlamıştı. Özetle şunu söyleyebiliriz; Galatasaray kazandı ama gerginliği devam ediyor. Durum ortada. Başkan Adnan Polat'ın 'Üç puan kazandık' diye olayı sermemesi lazım. Skibbe'nin bu galibiyetten sonra havaya girmemesi lazım. Bu gerginliğe bir çözüm bulup, futbolcuların temposunu arttırması gerekiyor. Çünkü bu kaliteli kadronun her hafta bir kırmızı kart görme lüksü asla olamaz.
Bahri HAVADIR