KALİTE FARKI
Galatasaray’da savunmadaki ideal dörtlü geri geldi, pozisyon vermelerine rağmen en azından takımı orta sahaya çıkarırken, bloklar arasındaki dengeyi sağladılar. Kewell ve Lincoln olmayınca 4-2-3-1’den 4-3-1-2’ye döndüler. Orta sahada Mehmet Topal göbekte, sağında Barış, solunda Arda, onlarında önünde Ayhan. Arda ile Ayhan zaman zaman yer değiştiriyorlar. Rakip de açık oynayınca bol pozisyonlu maç oldu. Ama iki takım arasında özellikle hücumdaki kalite farkı sonucu ortaya çıktı. Galatasaray’ın ilk golü alışılmış bir halı saha golüydü. Nonda sırtı kaleye dönük Arda’ya oynadı. Arda araya koşu yapan Baros’a bıraktı. Baros da yakın köşeye akıllı bir vuruş yaparak golü attı. Benzer pozisyonları kaleye yakın olmasına rağmen Denizlisporlu oyuncular auta attılar. Nonda bir tane fırsat yakaladı, mükemmel vurdu. Goller öyle dakikalarda oldu ki, Denizlispor’un yapacağı bir şey yoktu. Denizlispor taraftarı “Ümit Kayıhan istifa” diye bağırıyor. Oynanan oyunu gördükten sonra Denizlispor’un özellikle deplasmanlarda can yakayacağını düşünüyorum. Galatasaray takımı çok önemli bir galibiyet elde etti. Belki bireysel anlamda dört yıldızlık oynamadılar ama kötü de oynamadılar. Galatasaray’ın orta halli oyunu bile üç puana yetti. Hakem Koray Gençerler’e bayıldım. Müthiş bir maç yönetti. Oyunun tempolu olmasını sağladı, avantajları oynattı. Bu yılın formda hakemlerinden biri gibi gözüküyor. Ayhan’ı da doğru attı.Rıdvan DİLMEN
____
GALATASARAY MAÇINDAN ÖNCE DENİZLİSPOR KENDİ KALESİNE BİR FAZLA GOL ATTI!...
Denizlispor ile Galatasaray arasındaki maç öncesiyle, golleriyle ve sonrasıyla ilginç bir maç oldu. Galatasaray Denizli’de 2 gol attı… Ama, bu maçtan önce Denizlispor’un kendi kalesine attığı 3 gol vardı. Nasıl mı? Galatasaray maçından iki gün evvel 7 sezon oynayan Roman Kratoschvil ile 5 sezon oynayan Tomas Abraham ve maçın oynanacağı günde golcü Ivan Lietava gönderildi. Düşünebiliyor musunuz? Galatasaray gibi güçlü bir takımla maçınız var, savunmanın sigortası Roman, orta sahanın en iyi markajcısı Tomas ve golcü İvan gönderiliyor… Yani Galatasaray maçından önce Denizlispor kendi kalesine 3 gol birden atıyor. Takımlar sahaya çıktığında Galatasaray’da iki sürpriz isim Servet ve Nonda olurken, Denizlispor da ki sürprizde yeni transfer Berberovic ve Bangoura… Ama bu iki isim “acı” bir sürpriz oldu. Zira sahada pek varlık gösteremediler… Gösteremezlerdi çünkü Türkiye sınırları içinden gelen yeni bir oyuncu bile 2 günde takıma alışamaz. Oysa Berberovic Bulgaristan’ın Litek Lovec, Bagoura Fransa’dan geldi… Başka bir ülke, başka bir iklim, başka bir takım ve bambaşka bir spor ortamı içindeler. Buna iki günde alışmak kolay değil. Yeni transferlere şans veren Ümit Kayıhan her nedense 3 gün önce Ankaraspor’la oynanan kupa maçında sahanın en iyisi Ozan’ı 18’e almazken, yine kupa maçında oynadığı yarım devrede olumlu işler yapan Şener’i doksan dakika yedek bekletti. Galatasaray’a gelince… Galatasaray’ı yakın takip eden arkadaşlar daha detaylı yazacaklardır… Ama okurlara saygısızlık olmaması için birkaç cümlede ben yazmak istiyorum. Galatasaray’da savunmanın sigortası olan Servet tekrar eski yerindeydi. Ama eski formunda değil. Bildiğim, tanıdığım Servet en kısa zamanda formunu yakalar… Skibb Denizli’de Nonda ve Baros ile ikili forveti tercih etti. Düşünce olarak çift forvet iyi ama orta sahadan ve kanatlardan top gelmezse ne olacak? Sabri’nin karşısında oynayan Musa Sinan Sabri’yi kilitleyince sadece Arda’nın kanadında hareket vardı… Ama orta saha hep yok… Çünkü Galatasaray’ın orta sahası Lincoln’suz kayıp… Top taşınmıyor, pas dağıtımı yapılamıyor. Dolayısıyla organize atak gelişmiyor. Ayhan ilk başlarda gayretliydi. Ama sonra aşırı gerilim içine girdi. Oysa kolundaki kaptanlık pazubandıyla sahanın en sakin, en yatıştırıcı adamı olması gerekirdi… Ve sonunda isteye, isteye çift sarıdan kırmızıyı görerek arkadaşlarını 10 kişi bıraktı. Ayhan’ın kart görmesinde kenar yönetimi de hatalı. Çünkü, Ayhan’ı 3- 4 defa Servet uyardı, arkasından kenar yönetimini bu adamı alın oyundan atılacak diye uyardı. Ama oyuncu değişimini ağırdan alan kenar yönetimi Ayhan’ın kırmızı görmesini engelleyemedi. Ayhan’ın oyun dışı kalmasından az önce Arda gördüğü sarı kartta hakemin yanına gitmeye yine tenezzül etmedi… Arda’nın yaptığı hakeme kızgınlığın ötesinde, centilmenlik dışı bir görüntüydü ve hiç yakışmadı… Arda ve Ayhan’ın başrolünde olduğu bu iki görüntü Galatasaray’da saha içi disiplinin iyi olmadığının göstergesi… Avrupa’da büyük ümitlere koşan, Türkiye’de iki kupayı almak isteyen bir takımda böylesine sinirsel gerilim, ileride sorunları daha da çoğaltır. Özellikle Arda’ya dikkat… Psikolojisi iyi değil… Ve o psikolojik denge oranı sadece kaybetme ve kazanma kaygısından da değil. Kendisiyle veya çevresiyle “çözemediği veya zıtlaştığı” bazı sorunları var genç Arda’nın. Bedenen sahada olsa da kafası karışık… Aman dikkat, Arda sadece Galatasaray için değil Türk futbolu için önemli bir futbolcu.Muzaffer KARTAL
_______
KAPTANLARA NE OLUYOR!
Ne oluyor Allah aşkına bu kaptanlara! Sivas'ta Ümit, Denizli'de Ayhan kırmızı kart gördü. Oysa başkan Adnan Polat daha 3 gün önce Florya'da futbolcularını topladı 'Aman sakin olun, strese girmeyin, gergin olmayın' demiş olsa bile, bu sefer de kaptan Ayhan bildiğini okudu. Gördüğü ilk sarı kart pozisyon gereği affedilecek cinsten olsa da, kırmızı kart asla o tecrübedeki bir futbolcuya yakışmadı. Adnan Polat'ın daha çok Florya'ya gelip oyuncuları rehabilite etmesi gerekiyor. Oysa Denizlispor maç boyunca Galatasaray'ı hiç zorlayamadı. Savunmada, orta sahada, forvette 'Al gülüm, ver gülüm' şeklinde bir futbol oynadı. Galatasaray'da da bir gol kaçırma yarışı vardı adeta. Baros'un 9. dakikada attığı gol 45. dakikada kaçırdığı pozisyondan daha zordu. Yani Galatasaray'da Baros, Arda, Barış öylesine goller kaçırdı ki kaçan komik gollere klip bile yapılabilir. Ama şunun altını çizmek lazım Nonda oyunda kaldığı sürece olumlu işler yaptı. 22. yaşını kutlayan Arda, her geçen dakika oyuna ağırlığını koydu. Meira da Servet'in gelmesiyle rahatlamıştı. Özetle şunu söyleyebiliriz; Galatasaray kazandı ama gerginliği devam ediyor. Durum ortada. Başkan Adnan Polat'ın 'Üç puan kazandık' diye olayı sermemesi lazım. Skibbe'nin bu galibiyetten sonra havaya girmemesi lazım. Bu gerginliğe bir çözüm bulup, futbolcuların temposunu arttırması gerekiyor. Çünkü bu kaliteli kadronun her hafta bir kırmızı kart görme lüksü asla olamaz.Bahri HAVADIR
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder