Galatasaray 6-0 M.Netanya

Usain Bolt Yeni Dünya Rekoru 9.58

17 Ağustos 2009 Pazartesi

Süpermen Usain Bolt



12. Dünya Atletizm Şampiyonası'nda erkekler 100 metre finalini Jamaikalı Usain Bolt 9:58'lik derecesiyle dünya rekorunu kırarak kazandı.

Jamaikalı atlet, Pekin'de 9.69 ile kırdığı dünya rekorunu 0.11 saniye farkla tarihe gömdü.

Geçtiğimiz yıl Pekin Olimpiyatları'nda 100 ve 200 metre yarışlarını dünya rekoru kırarak kazanan 22 yaşındaki Bolt, kariyerindeki ilk dünya şampiyonluğunu elde etti.

Usain Bolt, tam bir yıl önce 16 Ağustos'ta Pekin'de 9.69 ile kırdığı 100 metre dünya rekorunu saniyenin yüzde biri, üçü, beşi, sekizi, onu değil, tam 11'i geliştirdi. Bugüne kadar sadece bir kez saniyenin yüzde beşi (1999'da Greene 9.84'ten 9.79'a indirmişti) farkla kırılmıştı bu rekor. Ve dün gece Bolt zaten müthiş olan 9.69'luk derecesini, "Artık zor kırılır" denilen rekoru paramparça etti. Finiş çizgisini 9.58'de geçti.

TYSON GAY İKİNCİ OLDU

12. Dünya Atletizm Şampiyonası'nda erkekler 100 metre finalini Jamaikalı atlet Usain Bolt koşmadı adeta uçtu... Bolt, 9.69 ile kendisine ait olan dünya rekorunu 11 salise daha geliştirerek 9.58 ile altın madalyaya ulaştı. Amerikalı atlet Tyson Gay de 9.71 ile 2. oldu ve ulusal rekorunu kırdı.

TSL 2.Hafta: Galatasaray 4 - 1 Denizlispor


Turkcell Süper Lig’in 2.haftasında Galatasaray, Denizlispor’u rahat geçti. Tribünlerin şampiyonluk şarkıları söylediği maçta sarı-kırmızılı takımın gollerini Kewell (2), Arda ve Burak (k.k) attı. Denizlispor’un tek sayısı ise Angelov’dan geldi.

Yenilenen kadrosuyla ilk kez bir lig maçında Ali Sami Yen’de arz-ı endam etti Galatasaray. Rijkaard ise daha da yeni bir takım sahaya sürdü dün gece. Defans dörtlüsünü tamamen değiştiren Hollandalı hoca, aklının bir köşesinde perşembe gününü tutuyordu anlaşılan.

Brezilyalı Elano yeni takımını tribünden izlerken, bir başka yıldız Keita yedinci dakikada Baros’un ağzına layık bir orta gönderdiyse de, son gol kralı topu yandan auta gönderiyordu.

14’te bu kez Barış’ın kafası karavana oluyor ve Özden’i rahatsız edemiyordu. Dakikalar 17’yi gösterirken yine Baros kafayı vurduysa da, fileler havalanmadı. Hava toplarıyla Denizli kalesini zorlayan Galatasaray, 21’de bu kez de Barış’la gole yaklaşıyor ancak Özden posterlik bir kurtarışla sarı-kırmızılıların hevesini kursağında bırakıyordu.

29’da horoz ibiğini ilk kez gösteriyor ancak Bangoura topu tribüne yolluyordu. Dakika 39 olduğunda Mecidiyeköy’ü donduran gol Angelov’dan geldi. Bangoura’nın sağdan kestiği ortaya kafayı yapıştıran Bulgar, Galatasaray’ı kendi silahıyla vurup Denizli’yi 1-0 öne geçirdi.

İlk yarının son dakikası ise Galatasaray’ı hayata döndürdü. Topa eliyle dokunan Denizlispor defansı penaltıya neden olurken, topun başına geçen Kewell ilk yarının skorunu ilan ediyordu: 1-1.
Sarı-kırmızılılar ikinci yarıya da rakip yarı sahada baskıyla başladı. Devrenin ilk skor değiştirme girişimi ise 56’da geldi.

Nonda’nın arka direğe kestiği topta, Arda kısa bacaklarının kurbanı olunca meşin yuvarlağı ağlara yollayamadı. 59’da Galatasaray, Suat Kaya’nın artık takımda olmadığını hatırlayıp korneri ön direğe gönderme takıntısından vazgeçince, gol de Arda’dan geldi. Kewell’ın kestiği topa kafayı vuran ‘Küçük Adam’, oyununu her gün büyüttüğünü kanıtladı ve takımını 2-1 öne geçirdi. 67’de Keita ceza sahasında yerde kalıp, hakem penaltıya hükmettiğinde topun başında yine Kewell göründü.

Avustralyalı, Özden’le topu ayrı köşelere yollayınca Galatasaray da rahatlıyordu: 3-1. Üçüncü golden sonra oyundan düşen Denizlispor’a bir darbe de 74’te Burak’tan geldi. Keita’nın sağdan girip içeri çevirmeye çalıştığı topu kendi ağlarına yollayan oyuncu, skoru 4-1’e getirmiş oldu.

Kalan dakikalarda skor değişmeyince, Galatasaray geç açıldığı maçı rahat bir skorla kazanmayı başardı. Perşembe akşamki Avrupa Kupası maçı için taraftarlarına umut veren sarı-kırmızılılar, iki hafta sonunda altı puana ulaşmayı başardı.

13 Ağustos 2009 Perşembe

Elano Denizli Maçında 45 dakika



Cim-Bom’un, Manchester City’den 7 milyon euro karşılığında transfer ettiği Elano Blumer, Denizlispor maçıyla sahne alacak

Brezilya Milli Takımı'yla birlikte özel maç için Estonya'ya giden sambacının, fizik olarak istenilen düzeye geldiği ve kondisyonerler Puyol ve Carlos'un da Teknik Direktör Frank Rijkaard'a bu yönde bir rapor verdikleri belirtildi. Rijkaard'ın, performansı büyük merakla beklenen Elano'ya hafta sonu Denizlispor'a karşı 45 dakika görev vereceği kaydedildi. Bu arada Aslan, Denizlispor maçının hazırlıklarını dün de sürdürdü. A2 takımla antrenman maçı yapan A takımın 2-1 kazandığı karşılaşmada golleri Emre Güngör ve penaltıdan Barış attı.

Baros'tan İlginç Benzetme



G.Saray'ın Çek golcüsü, Rijkaard'ın her şeyi değiştirdiğini ve takıma yeni bir hava getirdiğini ifade etti

Dört ay önce Çek Cumhuriyeti Milli Takımı'nın sahasında Slovakya'ya 2-1 mağlup olduğu karşılaşmanın ardından beş takım arkadaşıyla beraber gece kulübünde görüldüğü gerekçesiyle milli takımdan uzaklaştırılan Galatasaray'ın Çek golcüsü Milan Baros, dört ay sonra döndüğü milli takım kampında sarı-kırmızılı takımın yeni teknik direktörü Rijkaard'a övgüler yağdırdı. İşte Süper Lig'in son gol kralının Çek basınına yaptığı açıklamalar: "Geçen sezon da kaliteli bir kadromuz vardı ama kupa kazanamadık. Bu sezon en büyük farkımız başımızda Rijkaard'ın olması. Geçen sezon kazanmamız gereken birçok maçı taktik hatalardan kaybettik. Bazen de teknik direktörlerin verdiği taktiği saha içinde uygulayamadık. Takım ruhunu oluşturamadık ve konsantrasyon problemi çektik. Rijkaard herşeyi değiştirdi ve takıma yeni bir hava getirdi. Artık taktik disiplinimiz var. Kadromuz da geçen sezondan çok daha kaliteli."

"BEN TENİSÇİ DEĞİLİM "
Rijkaard ile iyi hava yakaladık. Takım ona saygı duyuyor. Geçen sezon gol kralı oldum ama bu beni o kadar da mutlu etmedi. Çünkü ben tenişçi değilim. Ünvanımı korumamam gereken bireysel bir spor yapmıyorum. Bir takım oyununun parçasıyım. Galatasaray'ın şampiyon olması ve bu sezon Şampiyonlar Ligi'nde oynamak beni çok daha mutlu ederdi. Portekiz'de Euro 2004'de de gol kralı oldum ama milli takım olarak başarılı olamadık. Bu sezon elbette ki gol kralı olmak isterim ama geçen sezonki eksikleri çok iyi saptayan Rijkaard ile kupaları kaldıracağımıza inanıyorum."

Denizlispor Maçında Parçalı Formayla Sahadayız



Turkcell Süper Ligin 2. haftasında 15 Ağustos Cumartesi günü Denizlispor’la Ali Sami Yen Stadı’nda karşılaşacak olan Galatasaray, bu mücadelede parçalı forma ile sahaya çıkacak.

ÜÇ BÜYÜKLER İNTERNET ORTAMINDA DA KAPIŞIYOR



'Üç büyükler' internet ortamında da kapışıyor.

Galatasaray, resmi internet sitesinin marka değerini artırıyor. Dünya futbolunda olduğu gibi Türk kulüpleri de yaptıkları transferleri ilk olarak kendi internet sitesinde açıklıyor. Son 2 sezondur yaptığı flaş transferlerle bu alanda bir adım öne geçen sarı-kırmızılılar, internet ortamında ezeli rakipleri Fenerbahçe ve Beşiktaş'a fark attı.

İnternet sitelerinin 'ziyaret yoğunluğu'nu ölçümleyen Alexa'nın verilerine göre; Galatasaray Kulübü'nün resmi yayın organı, Türkiye'de ilk 100'de yer alan tek kulüp sitesi olarak dikkati çekiyor. Rijkaard, Keita ve Elano transferlerinin duyurulduğu ilk olarak duyurulduğu "galatasaray.org" dünyada 4 bin 743, Türkiye'de ise 84'üncü sırada bulunuyor.

Geçmiş yıllarda sözleşme imzalattığı Ortega, Anelka, Roberto Carlos gibi flaş transferlerin ardından son iki sezondur taraftarını heyecanlandıracak transfere imza atmayan Fenerbahçe, bunun sıkıntısını yaşıyor. Sarı-lacivertli kulübün resmi sitesi olan "fenerbahce org", dünyada en çok ziyaret edilen 6 bin 154'üncü site olurken, Türkiye'de 111'inci sırada yer alıyor.

Beşiktaş'ın internetteki resmi yayın organı "bjk.com.tr", ezeli rakiplerine oranla oldukça geriden geliyor. Dünyada 16 bin 786'ıncı olan siyah-beyazlı kulübün sitesi, Türkiye'de 374'üncü sırada.

-BEŞİKTAŞ YÜKSELİŞTE-

İnternet sitelerinin son 3 aydaki "sayfa görüntüleme" sayılarında ise Beşiktaş'ın üstünlüğü göze çarpıyor. Bjk.com.tr'nin son 3 ayda sayfa görüntülemesi yüzde 111 oranında arttı. Fenerbahce.org'da bu rakam yüzde 89.8 olurken, galatasaray.org yüzde 36.7'de kaldı.

-YENİ REKOR ELANO'DA-

Galatasaray'ın geçtiğimiz günlerde kadrosuna kattığı Elano Blumer'ın transfer haberi, galatasaray.org'a rekor sayıda ziyaretçi getirdi. Transferin açıklandığı 30 Temmuz Perşembe günü galatasaray.org, 628 bin 144 kez ziyaret edildi. Bu rakamla birlikte internet sitesi, 2002'den beri en çok ziyaret edilen gün rakamına ulaştı. 26 Ağustos 2008'de yapılan Baros transferinde galatasaray.org, 594 bin kez ziyaret edilmişti.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

KEWELL HALA CEVAP VERMEDİ!..



Cimbom, sezon sonu sözleşmesi bitecek olan Kewell'ı, elinde tutabilmek adına masaya davet etti.

GAZETE HABERTÜRK 'ün haberine göre, futbolcunun yeni sunulan teklife henüz cevap vermemesi sıkıntı yarattı.

Galatasaray, geçtiğimiz sezon başında transfer ettiği 31 yaşındaki Avustralyalı yıldızı Harry Kewell’la yeniden nikah tazelemek için görüşmelere başladı. Sezon sonunda mukavelesi sona erecek ve anlaşma sağlanamaması halinde boşa çıkacak olan yıldız oyuncuyla 2 yıllık daha sözleşme uzatmak isteyen yönetim, Kewell’a “Seni hiçbir yere bırakmak istemiyoruz” dedi.

SEBEP YEDEKLİK Mİ?

Kewell’ın, sarı-kırmızılı kulübe transfer olmadan önce yaptığı kariyer planlamasına göre, Galatasaray’da oynadığı 2 yılın ardından ülkesi Avustralya’ya dönmek istediği öğrenildi. Ancak bu oyuncuyu çok seven yönetici Haldun Üstünel’in devrede olduğu ve kendisini kararından vazgeçirmeye çalıştığı ortaya çıktı. Uyguladığı sistemde Keita ve Elano’nun gelmesiyle yedek kalan yıldız oyuncuyu, teknik direktör Frank Rijkarad’ın da takımda tutmak istediği ancak son kararı ailesi ile görüştükten sonra verecek olan Kewell’ın şimdilik bu teklife cevap vermediği belirtildi.

Sağlığı izin verirse...
Kewell ve menajerini görüşme masasına davet eden Galatasaray Yönetimi, bu meseleyi en kısa sürede çözerek Avustralyalı oyuncuyu Seyrantepe’deki yeni stadyumda da takımda görmek istiyor. Kewell’ın oluşturulan kadro içinde kalıp kalmayacağı merak konusu olurken, yıldız oyuncunun karaciğer hastalığı sebebiyle yaşadığı sıkıntı da futbol hayatına daha ne kadar devam edip etmeyeceği konusundaki soru işaretlerini artırıyor.

Elano "Çok büyük bir kulübe geldim"



Cim Bom'un bomba transferi Elano, Aslan'ı yere göğe sığdıramadı: “Çok büyük bir kulübe geldim. Arkadaşlık ortamı süper. Çok kaliteli bir teknik heyete ve coşkulu bir taraftara sahibiz.”

Sarı-Kırmızılı kulübün Manchester City’den transfer ettiği Elano Blumer, henüz Galatasaray forması giyme fırsatı bulamadan Brezilya Milli Takımı kampına katıldı. Ülkesinin Estonya ile yapacağı özel maç için Tallinn’de bulunan Sambacı, burada Brezilyalı gazetecilere konuştu. Galatasaray’a övgüler yağdıran Elano, “Çok büyük bir kulübe geldim. Takımdaki arkadaşlık ortamı süper. İdman eksiğimi büyük ölçüde kapattım. Son derece kaliteli bir teknik ekibimiz var. Rijkaard kendisini hem futbolcu hem de teknik direktör olarak kanıtlamış biri. Bu haftaki lig maçında oynayacağımı düşünüyorum. Kendime çok güveniyorum ve taraftarın önüne çıkmayı dört gözle bekliyorum. Taraftarımızın ne denli coşkulu olduğunu da gözlerimle gördüm” dedi.

Dunga onay verdi
Brezilya Milli Takımı Teknik Direktörü Dunga da, Elano’nun son derece doğru bir tercih yaptığını belirterek, “Büyük hedefleri olan başarılı bir takıma gitti. Ayrıca düzenli olarak forma giyecek olması bizim için de çok önemliydi. 2010 Dünya Kupası’nda kariyerinin en iyi performansını sergileyeceğine inanıyorum” dedi.

Tallinn fatihi!
Bu arada Elano, Ağustos ayı içinde Tallinn’e 2 kez gitmiş olacak. Biri, şu an Brezilya kampında bulunduğu için, diğeri ise Galatasaray’ın 27 Ağustos’ta oynayacağı Avrupa Ligi rövanş maçı için gerçekleşecek.


Saat 20.15’te NTV Spor’da...
Brezilya ile Estonya bugün saat 20.15’te kozlarını paylaşacak, bu özel maç NTV Spor’dan naklen yayınlanacak. Galatasaray’ın flaş transferi Elano ile Fenerbahçe’nin yeni yıldızı Dos Santos da Brezilya kadrosunda yer alıyor ve büyük ihtimalle bu akşam forma giyecekler. Ayrıca Estonya Milli Takımı’nda, Galatasaray’ın Avrupa Ligi’ndeki rakibi Levadia Tallinn’in kadrosunda bulunan birçok futbolcu mücadele edecek.

11 Ağustos 2009 Salı

Adnan Polat Basın Toplantısı - 11 Ağustos 2009



Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat, "geride kalan sezonun ve önümüzdeki sezonun değerlendirmesi" adına bir basın toplantısı düzenledi.

Yaklaşık 1 saat süren ve Adnan Polat'ın 2 senenin değerlendirmesini yaptığı bu toplantıdan sizin içind erlediklerimiz şöyle:

-"GEÇEN SEZON EN ÇOK ÜZÜLDÜĞÜM SEZONDU"-

Sezon başında bir bilgilendirme toplantısı yapmak istedik. Bu sene benim 7. senem yöneticilikte. Geçtiğimiz 6 sezonda birçok şampiyonluk yaşadık, kupalar kazandık. Geçen sezon benim yöneticilik hayatımda en çok üzüldüğüm, en talihsiz dönemdi. Basın toplantısı yapacak gücü bile kendimizde bulamadık. Bugün yaptığımız geçen sezonun değerlendirmesi ve bu sezonki görüşlerimiz gibi bir şey olacak.

-"EN ÖNEMLİ PROJEMİZ STAT PROJESİ"-

Şu an kulübümüzün gündemindeki en önemli proje tabi ki stat projesi. Stadımız tamamlanınca ciddi bir gelir elde edeceğiz. Şu an ihalede yaşanan sorunlar da bizi ciddi sıkıntıya sokuyor aslında. Bunun dışında ikinci projemiz Galatasaray ile Futbol AŞ’nin birleşmesi ve tek bir şirket haline gelmesi. Üçüncü projemiz de Riva projesi. Herkes “Galatasaray Riva’yı satacak, borçlar kapanacak” diyor ama sıfır borç diye bir mantık yoktur, olamaz. Dünyanın her yerinde, en büyük şirketler dahi borçsuz olmazlar, olamazlar. Riva’nın ruhsatını eylül ayında alma safhasına geliyoruz. Projelerin bitmesini bekliyoruz.

-"3. KÖPRÜ YAPILINCA RİVA'NIN DEĞERİ ARTACAK"-

Biz Riva’yı 70-80 milyon dolara satıp banka borçlarımızı ödeyebilirdik ama biz bu yolu seçmedik. Riva’yı değerlendirip, öyle para kazanmayı seçtik. Üçüncü köprü alternatifi de var biliyorsunuz. O köprü olduğu zaman Riva arazisine olan mesafe 10 dakikaya iniyor köprüden. Bu da arazinin değerinin artması anlamına geliyor. Dünyada yaşanan ekonomik krizin etkilerini biz de yaşıyoruz. Kim “yaşamıyoruz” derse doğru söylemez. Biz köprünün başlamasından sonra Riva’yı değerlendirip, önemli kaynakları oraya yönlendirmek istiyoruz.

-"BİR SIKINTILARI BU İŞE GİRERKEN BİLİYORDUK"-

En önemli 3 projemiz bunlar ama Sapanca’ya bir tesis yapmak istiyoruz. Lodostan darbe yedik, oralar tamamen yıkıldı. Mecidiyeköy’e bir ticaret merkezi yapma fikrimiz var, Florya’ya Voleybol’la ilgili bir tesis yapmak istiyoruz. Küçükçekmece gölü kenarındaki tesislerimizin yeniden yapılması gerekyor. Florya’da yaşlı ağabey ve ablalarımızın yalnızlıkları durumunda kalabilecekleri bir şey yapma hevesindeyiz. Amatör sporlarımıza transfer ve güç sağlamamız gerekiyor. Galatasaray’ın tüm spor dallarında tek bir hedefi olduğu için fazla da seçeneğimiz yok. Kolay olmuyor ama bu işe girerken bu sıkıntıları zaten biliyorduk.

-"FUTBOL TAKIMINA GEÇEN SENEDEN KALAN UFAK BİR BORCUMUZ VAR"-

16 ay içerisinde sessiz sedasız çok iş yaptık. Sporcularımızın alacağı yoktur. Sadece futbol takımımızda geçen sezondan kalan ufak bir bakiye vardır. O da futbol takımının bir senelik giderinin yüzde 5’i kadar olabilir ancak. Onu da en kısa zamanda ödemek istiyoruz yeni sezona girerken alacak kalsın istemiyoruz. Bilemiyorum dışarıdan nasıl görünüyoruz ama muhakkak eleştiri gelecektir. Biz de zaten bunu doğal karşılıyoruz. İyi şeyler yapıyorsak orada da bir takdir beklemiyoruz açıkçası. Biz buraya Galatasaray için iyi şeyler yapmak istedik. Galatasaray’ın iyi olması da bizim için yeterlidir.

-"LINCOLN'E ÇİFTE STANDART GÖSTERMİŞTİK AMA O BUNU ANLAMADI"-

Sezon toplantısı için bütün futbolcularımıza bir tarih vermiştik. Herkes o tarihte toplandı. Lincoln her zamanki gibi gecikecek diye düşündük ama bu sefer hiç gelmedi. Kendisine bir ihtarname çekildi, zaman tanındı. Yine ortaya çıkmayınca bir kez daha ihtarname çekildi, yine gelmedi. Biz de Federasyon’a başvurarak, tazminat haklarımız saklı kalmak üzere sözleşmenin feshedilmesini diledik. Federasyon’dan FIFA’ya gönderilmiş durumda dosya. Bizi en çok üzen Galatasaray’ın kamp yaptığı şehirden 60 kilometre uzaklıktaki bir şehirde bulunmasına rağmen bize katılmaması oldu. Galatasaray’da Lincoln’e hep çifte standart uyguladık, o’nu koruduk, kolladık ama bu ne yazık ki bunu hiç anlamadı. Taraftar da onu bağrına basmıştı ama o bütün kuralları hiçe sayarak, kafasına göre takıldı. Bizi çok sıkıntılı durumlara düşürdü. Biz de FIFA’nın CAS’ın alacağı kararlara göre hareket edeceğiz. Keşke böyle olmasaydı. Galatasaray’da kalmak istemeyebilir bir futbolcu. Kendisine bir kulüp bulurdu, konuşulurdu, hallolurdu. O, bu yolu seçmedi. Hem Galatasaray’a hem futbola hem futbolun ruhuna saygısızlık etti bana göre. Umarım kararlar adil olur bu konuda.

-"MAHMUT ÖZGENER, TAVSİYELERİMİZİ DİKKATE ALMADI"-

Geçen sezon Mahmut Özgener, seçilmeden önce bize geldiğinde, “Ben sizi şartsız destekliyorum” dedim. Yeter ki siz futbolu koruyun dedim. Seçimlerden sonra her ay en az 2 kez kendisiyle konuştum. Bizim sıkıntılarımız, futbolun sıkıntıları ile ilgili tavsiyelerde bulundum. Yaptığım basın toplantısından önce kendisini aradım “Bak, ben yine destek vereceğim. Ama siz bizim tavsiyelerimizi bugüne kadar dikkate almadınız, bundan sonra lütfen alın” dedi. Kendisine, “Futbol artık bir endüstri. Futbolun İyi yönetilmesi lazım” Nedir bunlar? Hakemler oyunu akışına bıraksın, sık sık kesmesin. Hakemlerimiz yıldız oyuncuları korusun. Bu oyunculara yapılan kasıtlı müdahaleler engellensin. Oyunun vaktinden çalanlara ortam verilmesin.

-"SİVASSPOR MAÇININ ORADA OYNANMAMASI LAZIMDI"-

Mesela geçen sene bizim Sivasspor maçını orada oynamamamız lazımdı. Mümkün değil orada futbol oynanmaz. O maçtan önce bir kupa maçı vardı orada ve Manisasporlu futbolcunun bağları kopmuştu. Herhangi bir çarpışmadan dolayı değil tamamen sahadan dolayı. Federasyon Sivasspor’a sahayı yapması için para vermiş, Sivasspor sahaya değil altyapıya harcamış bu parayı. Para da vermişsin, o yapmamış yani o maçın orada oynanmaması gerekirdi. Bakın Konya’da benzer bir sahada Uğur sakatlandı 2 sene oldu daha yeni oynamaya başladı çocuk. Biz bunları istedik. “Galatasaray’a şunu yapın, bunu yapın” demedik. Bunlar yapılmadı, bunların üzerine üst üste olmaması gereken şeyler oldu ve ilişkimiz gerginleşti.

-"EN ÜZÜCÜ MAÇLAR BÜKREŞ, FENERBAHÇE VE HAMBURG'TU"-

Geçen sezon Steaua Bükreş maçında Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını kaybetmemiz, Kadıköy’de Fenerbahçe’ye karşı öne geçmemize rağmen 4-1 mağlup olmamız ve Ali Sami Yen’deki Hamburg maçında 2-0 öndeyken maçı 2-3 kaybetmemiz geçen sezondan akılda kalan en kötü anılar herhalde. Geçen sezondan iyi bir anı söylemekte zorlanıyorum açıkçası.

-"HALDUN ÜSTÜNEL BU FUTBOLCULARI NASIL İKNA EDİYOR BİLMİYORUM"-

Rijkaard, Neeskens ile görüşüyoruz. Adnan Sezin ve Haldun Üstünel bunları değerlendiriyorlar. Hepimiz birbirimizden haberdar olarak sürdürüyoruz. Asıl burada sihirbaz olan Murat Yalçındağ. Biz sihirbaz olan yöneticiler ürettik bu aşamada. Herkes “bu değirmenin suyu nerden geliyor?” diye soruyor. Herkesin unuttuğu bir konu var biz 3 futbolcumuza bonservis ödemedik. Leo Franco, Mustafa Sarp ve Gökhan Zan bedelsiz olarak geldiler. Diğer futbolcularımızın yani Keita, Elano ve toplam bonservis bedeli 15 milyon Euro. Biz bunu 3 seneye böldük. Toplasanız senelik 6 milyon Euro ediyor senelik menajerlerle beraber. Haldun Üstünel’i tebrik etmek gerek tabi ki. Ne yapıyor, nasıl ikna ediyor 4 seneye bu futbolcuları bilemiyorum. Tebrik ediyorum kendisini ve tüm yöneticilerimizi. Transferin çabuk bitmesi ve ucuza mal olması için gizli kalması gerek. Bu sene basını biraz terse yatırdık. Sağ gösterip sol vurduk ama bunu kasıtlı yapmadık. Öyle olması lazımdı.

-"AVRUPA'NIN EN İYİ TEKNİK HEYETİNE SAHİBİZ"-

Teknik direktör konusunda doğru karar verdiğimize inanıyorum. Bugün Avrupa’da bir takımın başına gelebilecek en önemli teknik heyet Galatasaray’da. Sadece Rijkaard olarak bakılmaması lazım olaya. Biz Neeskens’i teknik direktör olarak getirsek kimsenin itiraz edeceğini düşünmüyorum. Yanlarında da çok iyi 2 tane kondisyoner var. Biz Avrupa’nın en iyi teknik kadrosuna sahip olduğumuzu düşünüyorum. Ben bu kadar çok çalışan bir heyet görmemiştim şimdiye kadar.

-"HEDEFİMİZİN NE OLDUĞUNU SÖYLEMEMİZİN ALEMİ YOK"-

Şampiyon olmak için birçok faktörün bir araya gelmesi lazım. Aziz Yıldırım ve Yıldırım Demirören’in söyledikleri tabi ki güzel. Taraftarlarına sözler veriyorlar. Galatasaray’ın hedefinin ne olduğunu söylemenin alemi yok. Avrupa’da da bir kupa kaldırmanın peşinden gitmedikten sonra bir anlamı yok oynamanın. Biz bunları gerçekleştirmek için mücadele edeceğiz. Ne söylersek söyleyelim bunu zaman gösterecek. Takımlara 6. Haftanın sonuna kadar zaman vermek lazım ki gerçek durumları görülebilsin.

-"ADAY OLUP OLMAYACAĞIMA SON GÜN KARAR VERİRİM"-

Seçimlere daha çok var. Ben Galatasaray için elimden gelen gayreti sürekli göstereceğim. Aday olup olmayacağımı son dakikada kadar karar vermiş olmayacağım. Ben içeride de olsam dışarıda da olsam elimden geleni her zamana yapmışımdır Galatasaray için. Bu transferleri seçim vaadi olarak görenler var. Çok da umurumda değil açıkçası. Biz Galatasaray nasıl başarılı olur, nasıl ilerilere gider bunun için çalışıyoruz. Bunu başka yorumlayanlar umurumda değil.

-"ARDA, 10 SENEYE DAMGASINI VURACAK"-

Benzer bir kaptanlık konusu 1994’te olmuştu. Biz Bülent Korkmaz’ı kaptan yapmıştık ve kendisi de 13-14 sene kaptan oldu bu kulüpte. O da çok gençti kaptan olduğunda. Arda’nın kaptan olmasını herkes çok istiyordu. Arda gençtir, hatalar yapacaktır. Biz de zaten bu durumdan en az hata ile çıkması için çabalıyoruz. Bu konuda Ayhan, Servet, Kewell gibi oyuncularımız var ona yardım edebilecek. Onlarla da konuşuyoruz, “biz kaptanımızdan memnunuz” diyorlar. Herkesin kendine göre bir fikri var. Bu salondaki herkesin fikrini alsak bile Galatasaray takımına bir kaptan çıkaramayız. Biz tabi ki eleştirilere, söylenenlere bakıyoruz ama kararı biz veriyoruz. Arda’nın çok iyi bir kaptan olacağını, Türk futboluna da 10 küsur yıl damga vuracağına inanıyoruz.

-"KAYBETMEYİ DÜŞÜNSEK LINDEROTH VE SERKAN'A SABRETMEZDİK"-

Hakan Şükür Galatasaray’a geldiği gün manşet oldu, Galatasaray’dan ayrıldığı güne kadar hep manşette kaldı. Bazen spor sayfasında değil ön sayfasında yer aldı. Bunu taşımak da çok kolay değil. Bu adamların, bu çocukların, bu gençlerin bu yaşta, bu ortamda, bu şöhreti taşımaları kolay değil. O yüzden yardımcı olmaları lazım insanların. Biz kaybetmekten değil kazanmaktan yanayız. Biz kaybetmekten sana olsak 2 senedir Linderoth’a, 1 senedir Serkan’a sabır göstermezdik. “İşe yaramadı” deyip sokağa atmayız kimseyi. O yüzden Arda’nın hata yapmasına da müsaade edilmeli ve o’na tahammül gösterilmeli.

-"TEKLİF VEREN, ÜLKESİNDE İLK 5 TAKIM ARASINDA DEĞİLSE, FUTBOLCUMU SATMAM"-

Her futbolcu satılabilir ama zaman ve şartlar uygun olduğu takdirde. Arda’yla ilgili şunu söyleyebilirim: O’nun menajeri olmamama rağmen kariyer planlamasını ben yapacağım. O da bunu kabul etti. Arda’nın ücretini arttırmamak için kaptan yapıldığı iddialarını ortaya atanları da ayıplıyorum. Kim ne biliyor Arda’nın ücretini ne yaptığımızı? Zaman gelir, Galatasaray’ı tatmine den bir teklif gelir, Arda da gitmek ister o zaman düşünürüz. Ama ben ülkesinin ilk 5 takımı içinde olmayan takımlara futbolcu göndermeyeceğim. Mesela İspanya’nın 14. Sırasında olan bir kasaba takımına sırf Avrupa diye futbolcu göndermeyeceğim. Galatasaray Avrupa’nın en önemli kulüplerinden biridir. Şu an nakit sıkıntımız olsa bile bunu yapmayacağız. Para inanın her şey demek değil.

-"BU PROJE DEVLET KORUMASI ALTINDA"-

Geçen günlerde TOKİ Başkanı ile beraber bir toplantı yaptık. Kendisi orada “Ben bu toplantıya sayın başbakanımızın talimatı ile geldim” dedi. Bu proje devlet korumasındadır. Kimse merak etmesin. Bu ifadelerden sonra bizim ne söylememizi beklersiniz? Bu işin sürecinin işlemesini bekliyoruz. Üstü kapanıp, açılabilen, son derece modern bir stadımız olacak.

-"BU SENE OLMAZSA ÖNÜMÜZDEKİ SENE ALACAĞIZ"-

Manisasporlu 2 futbolcu için kulüplerine teklif yaptık. Kendileri de Galatasaray’a gelmek istiyorlar. Bu konuda bir anlaşmazlık var futbolcularla kulüp arasında. Ben Manisaspor başkanına medya üzerinden gönderme yapması yerine konuya mantıklı yaklaşmasını tavsiye ediyorum. Bu futbolcularla biz anlaştık. Bu sene olmazsa önümüzdeki sene kendilerini kadromuza dahil edeceğiz.

-"ALTYAPI SİSTEMİMİZDEN MEMNUN DEĞİLDİK"-

Altyapımızdan 6 tane futbolcumuz var şu an kadromuzda. Bizim gözlemlediğimiz şeyler var. Altyapının yeniden şekillenmesi için zaman harcadık. Önce sayın Feldkamp’a orada mesai yaptırdık. O’ndan raporlar aldık. Sonra Rijkaard’la değerlendirme yaptık. Şimdi de Hollanda’dan bir uzmanla çalışıyoruz. Orada şampiyon olmasak da olur. O kadar önemli değil. Önemli olan oradan her sene bir futbolcunun takıma katılması lazım. O’nun için de üstyapıyla altyapının paralel çalışması lazım. İki takımın oynadığı futbolun paralel olması lazım. Yani altyapıdan gelen bir oyuncu okuma yazmayı yeniş öğrenmiş gibi a takımda nerede duracağını öğrenmemesi lazım. Bunları bilerek hazır gelmesi lazım. Bu konularda şikayetlerimiz vardı son zamanlarda. Hocalarımız iyi niyetliler, çalışıyorlar orada ama bu konuda eksiklikler oluyor. Uğur, Kayseri’ye, Ertuğrul hocaya gitti, Arda, Manisa’ya Ersun hocaya gitti… Bunların olmaması lazım aslında. Eğer bir futbolcu futbol oynayabilecek durumdaysa 17 yaşında da olsa burada oynamalı.

-"ALPER TEZCAN'I BİLMİYORUM"-

Sporcu arkadaşlarımız kulübümüz için spor yaparken sakatlanırlarsa onları kapının önüne koymayız. “Sen sakatlandın, git” demeyiz kimseye. Alper Tezcan denilen arkadaşımızı ben bilmiyorum, duydum ama. Ben şu an Galatasaray’ın bünyesinde, aktif olarak oynayan sporcularımla uğraşıyorum. Galatasaray’dan gittikten sonra sakatlanan isimlere karşı Galatasaray’ın bir sorumluluğu yoktur.

-"GÖKHAN ZAN KONUSUNDA SON GÜNE KADAR BEKLEDİK"-

Bizim Turkcell Süper Lig’de bulunan bütün takımların başkanları ile aramız iyi. Gökhan Zan transferi sonrasında Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ile aramızın bozulmasını bekliyorlardı. Haldun Üstünel geldi bana, “Gökhan Zan’ın sözleşmesi sona erdi, serbest” dedi. Ben de, “biraz bekleyelim belki atlamışlardır” dedim. 15 gün bekledik hala değişen bir şey yoktu. Bu arada Blackburn Rovers ile anlaşmış Gökhan, kefili de Tugay Kerimoğlu. Sinan Engin’le konuştum ve “Yahu Sinan, Yıldırım bey neden Gökhan’ın sözleşmesini yenilemiyor?” dedim. Yani bir anlamda kendisine mesaj gönderdim. Hala bir gelişme olmadı bunun üzerine. O dönem Servet’in de ayrılma durumu varı. Gökhan Zan İngiltere’ye uçak biletini alıyordu artık, biz o zaman devreye girdik ve aynı gün Haldun Üstünel’in sihirbazlığı ile kendisiyle sözleşme yaptık.

-"MEVCUT KADROMUZLA DEVAM ETMEK İSTİYORUZ"-

Bizim önceliğimiz takımdaki arkadaşlarla devam etmek. Onların forma giymesi. Şartlar ani şekilde değişebiliyor futbolda. Hocamız isterse ve şartlar uygun olursa bir transfer daha yapabiliriz ama dediğim gibi biz şu an kadromuzdaki arkadaşlarla devam etmek istiyoruz. Umarım hayırlı bir sezon olur. Bütün taraftarları statlara davet ediyorum. Medyamızın da bardağı dolu tarafından görmesini diliyorum.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

G.Antep : 2 - Galatasaray : 3

Netanya maçındaki süper futbol ve 6 gol sonrası çoğu kişi, “Ölçü olmaz. Rakip çok zayıftı” demişti. Aslan’ın karşısına dün ligin flaş ekiplerinden Gaziantepspor dikildi. Ancak onlar da Cim Bom’u durdurmayı başaramadı

Rijkaard’ın ekibi maça fırtına gibi girdi, 2 gol buldu. Antep’in füzesi müthişti ama Nonda hızır gibi yetişti. Tabata skoru belirledi, sonucu değiştiremedi. Kaptan Arda ve arkadaşları, gecenin tartışmasız yıldızlarıydı

Stat: Kamil Ocak
Hakemler: Bünyamin Gezer xxx, Asım Yusuf Öz xxx, Hüseyin Fidan xxx
Gaziantepspor: Mahmut xx, Murat Ceylan x, Mehmet Yozgatlı xx (Dk. 46 Ümit xx), Zurita xx, Tabata xx, Deumi xx, Olcan xxx, Hakan Bayraktar xx (Dk. 68 Erman Özgür x), Beto xx, Julio Cesar xxx, Da Silva xxx (Dk. 83 İbrahim Ferdi x)
Galatasaray: Franco xxx, Gökhan Zan xxx, Aydın xx, Arda Turan xxx (Dk. 89 Barış Özbek x), Keita xx (Dk. 55 Kewell x), Milan Baros xx (Dk. 68 Nonda xx), Mustafa Sarp xxx, Ayhan Akman xxx, Hakan Balta xx, Sabri xx, Servet Çetin xxx
Goller: Dk. 7 Arda Turan, Dk. 21 Mustafa Sarp, 84 Nonda (Galatasaray), Dk. 37 Da Silva, Dk. 90 Tabata (Penaltıdan) (Gaziantepspor)
Sarı Kartlar: Dk. 90 Arda Turan (Galatasaray)


Ligin ilk maçı her zaman zordur, hele maç saatinde hava sıcaklığı 30 derece ise. Son 5 Antep deplasmanından sadece bir galibiyet çıkarabilmiş Galatasaray’ın işi dün akşam hiç kolay değildi. Sarı-Kırmızılı takım son dakikalarda zorlansa da, sahadan 3 puanla ayrıldı...
Savunmaya dikkat

Rijkaard’ın takımı 4-3-3 gibi görünse de. orta sahada Arda ofansif, Ayhan ve Mustafa defansif görev üstlenmişti. Galatasaray 4-2-3-1’e yakın bir dizilişle sahadaydı. Kaptan Arda attığı gol ve iki asistle takımın yıldızıydı. Galatasaray iki milli stoperi ile zaman zaman defanstan top çıkarmakta zorlandı. Penaltıda Sabri’nin sırtı dönük oyuncuya yaptığı faul affedilmez bir hataydı. Leo Franco her pozisyonda ileri çıkıyor. Yediği golde şut mükemmeldi ama Arjantinli oyunu penaltı noktası üzerinde takip ediyor. Zeki oyuncular uzaktan sürpriz şutlarla onu avlayabilir. Sezon başı takıma bedavaya kazandırılan Mustafa Sarp dün akşamki performansıyla ‘bir transfer başarısı’ olduğunu bir kez daha gösterdi.Julio nefis vurdu

8’de Ayhan’ın pası ile caza sahasına giren Baros son çizgiye indi, yerden pasında Arda sağ ayağının içiyle mükemmel vurdu: 0-1. 21’de Arda’nın sol kanattan kullandığı serbest vuruşta topu arka direğe ortaladı, Antep defansı uyudu, Mustafa Sarp vurdu: 0-2. 37’de Julio 30 metreden mükemmel vurarak Leo Franco’ya ‘Süper Lig’e hoşgeldin’ dedi ve farkı bire indirdi: 1-2. 78’de Nonda’nın pasında Aydın kaleci ile karşı karşıya kaldı, Mahmut başarılıydı. 85’te topla sol çizgide buluşan Arda ceza sahasına yaklaştı, ara pasında Nonda topla buluştu, sert vurdu: 1-3. 86’da Ferdi soldan ceza sahasına girdi, son çizgiye indi, yerden ortasına 3 Gaziantepsporlu dokunamadı. 88’de ceza sahasına şişirilen topta Sabri penaltı noktası üzerinde Ümit’i düşürdü, hakem penaltı noktasını gösterdi. 90. dakikada Tabata farkı bire indirdi.

8 Ağustos 2009 Cumartesi

Galatasaray'ın Avrupa Maçları Golleri

Galatasaray'ın avrupa kupalarında oynadığı maçlarda attığı gollerin videoları www.butunforum.tr.gg sitesinden izleyebilirsiniz.

AYDIN YILMAZ, BAŞARISINI NEYE BAĞLADI?


Galatasaray’ı asistleriyle şahlandıran isim olan Aydın Yılmaz, Rijkaard’ın herkese eşit mesafede olmasının futbolcuların motivasyonunu üst düzeye çıkardığını söyledi, “Oynar mıyım bilmiyorum ama bu genç yaşta böyle bir ekipte bulunmak da bir şans“ dedi

Maccabi Netanya maçında gösterdiği performansla büyük beğeni toplayan ve sarı-kırmızılı kulüpteki geleceğini garanti altına alan Aydın Yılmaz, yükselen çizgisini, sakatlık yaşamamasına ve yeni antrenman metodlarına bağladı.

MİLLİYET’e konuşan genç yıldız, yıllardır beklentileri gerçekleştirememenin üzüntüsünü duyduğunu söyleyerek, “Bunun en önemli sebebi yaşadığım sakatlıklardı. Ancak yeni bir sayfa açtım ve şu anki sistem, bizler için önemli bir avantaj. Kulübede herkesin saygı duyduğu Frank Rijkaard var” dedi.
Son oynadığı karşılaşmada hem sol, hem de sağ kanatta etkili olan genç yetenek, “Aslında sol kanatta oynatılmam benim için sürpriz oldu. Ancak ters kanatta daha etkili olabildiğim bir gerçek. Böylesine önemli futbolcuların arasında şans bulur muyum? Bunu bilmiyorum. Ama bizler için bu genç yaşta böyle bir ekibin içinde olmak büyük şans” diye konuştu.

Aydın, yeni sezonla ilgili beklentisinin büyük olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı: “Hocanın ve ekibinin forma konusundaki adaleti, herkese olan eşit mesafesi oyuncuların da motivasyonunu üst düzeye çıkarıyor.”

GALATASARAYLI OYUNCULAR ESPRİYİ PATLATTI!..

Frank Rijkaard, 6-0’lık Maccabi Netanya maçından sonra “Bir ay içinde daha iyi olacağız” derken, G.Saraylı futbolcular espriyi patlattı.

HÜRRİYET'in haberine göre Frank Rijkaard’ın Barcelona’ya İspanya ve Avrupa’da zaferler kazandıran hücum futboluna Galatasaray da her geçen gün ayak uydurmaya başladı. Sarı kırmızılı kulübün “Total Futbol”u en iyi uygulatan teknik direktör tercihi ile takımın başına getirdiği Hollandalı hoca farkını açıkça gösteriyor. Son olarak 6-0’lık Maccabi Netanya maçındaki futbol, G.Saraylı taraftarları mest etti.

Antrenör Neeskens ile birlikte göreve geldiği ilk günden itibaren, takımın en zayıf yönü olarak gördüğü yan top ve duran top organizasyonlarına ağırlık veren Rijkaard, bunun semeresini kısa sürede aldı. Tobol ve Netanya maçlarında atılan toplam 13 golün 6’sı yan top ve duran toplardan geldi. Ayrıca hücum ağırlıklı 4-3-3 sistemi içinde oyunculara ‘tek pas’ kuralını dikte ettiren genç teknik adam, göze hoş gelen futbolun ortaya çıkmasını sağladı.

Galatasaray’ın başında geçirdiği 2 aya yakın zaman diliminde taraftarların sevgilisi haline gelen Frank Rijkaard, rakiplerini gole boğdukları Netanya karşılaşmanın ardından “Bir ay içinde daha iyi olacağız” derken, sarı kırmızılı futbolcular ise hedeflerini bir espriyle ortaya koydu: “Yakında tam Barcelona gibi oynarız”.