
Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Adnan Polat, "geride kalan sezonun ve önümüzdeki sezonun değerlendirmesi" adına bir basın toplantısı düzenledi.
Yaklaşık 1 saat süren ve Adnan Polat'ın 2 senenin değerlendirmesini yaptığı bu toplantıdan sizin içind erlediklerimiz şöyle:
-"GEÇEN SEZON EN ÇOK ÜZÜLDÜĞÜM SEZONDU"-
Sezon başında bir bilgilendirme toplantısı yapmak istedik. Bu sene benim 7. senem yöneticilikte. Geçtiğimiz 6 sezonda birçok şampiyonluk yaşadık, kupalar kazandık. Geçen sezon benim yöneticilik hayatımda en çok üzüldüğüm, en talihsiz dönemdi. Basın toplantısı yapacak gücü bile kendimizde bulamadık. Bugün yaptığımız geçen sezonun değerlendirmesi ve bu sezonki görüşlerimiz gibi bir şey olacak.
-"EN ÖNEMLİ PROJEMİZ STAT PROJESİ"-
Şu an kulübümüzün gündemindeki en önemli proje tabi ki stat projesi. Stadımız tamamlanınca ciddi bir gelir elde edeceğiz. Şu an ihalede yaşanan sorunlar da bizi ciddi sıkıntıya sokuyor aslında. Bunun dışında ikinci projemiz Galatasaray ile Futbol AŞ’nin birleşmesi ve tek bir şirket haline gelmesi. Üçüncü projemiz de Riva projesi. Herkes “Galatasaray Riva’yı satacak, borçlar kapanacak” diyor ama sıfır borç diye bir mantık yoktur, olamaz. Dünyanın her yerinde, en büyük şirketler dahi borçsuz olmazlar, olamazlar. Riva’nın ruhsatını eylül ayında alma safhasına geliyoruz. Projelerin bitmesini bekliyoruz.
-"3. KÖPRÜ YAPILINCA RİVA'NIN DEĞERİ ARTACAK"-
Biz Riva’yı 70-80 milyon dolara satıp banka borçlarımızı ödeyebilirdik ama biz bu yolu seçmedik. Riva’yı değerlendirip, öyle para kazanmayı seçtik. Üçüncü köprü alternatifi de var biliyorsunuz. O köprü olduğu zaman Riva arazisine olan mesafe 10 dakikaya iniyor köprüden. Bu da arazinin değerinin artması anlamına geliyor. Dünyada yaşanan ekonomik krizin etkilerini biz de yaşıyoruz. Kim “yaşamıyoruz” derse doğru söylemez. Biz köprünün başlamasından sonra Riva’yı değerlendirip, önemli kaynakları oraya yönlendirmek istiyoruz.
-"BİR SIKINTILARI BU İŞE GİRERKEN BİLİYORDUK"-
En önemli 3 projemiz bunlar ama Sapanca’ya bir tesis yapmak istiyoruz. Lodostan darbe yedik, oralar tamamen yıkıldı. Mecidiyeköy’e bir ticaret merkezi yapma fikrimiz var, Florya’ya Voleybol’la ilgili bir tesis yapmak istiyoruz. Küçükçekmece gölü kenarındaki tesislerimizin yeniden yapılması gerekyor. Florya’da yaşlı ağabey ve ablalarımızın yalnızlıkları durumunda kalabilecekleri bir şey yapma hevesindeyiz. Amatör sporlarımıza transfer ve güç sağlamamız gerekiyor. Galatasaray’ın tüm spor dallarında tek bir hedefi olduğu için fazla da seçeneğimiz yok. Kolay olmuyor ama bu işe girerken bu sıkıntıları zaten biliyorduk.
-"FUTBOL TAKIMINA GEÇEN SENEDEN KALAN UFAK BİR BORCUMUZ VAR"-
16 ay içerisinde sessiz sedasız çok iş yaptık. Sporcularımızın alacağı yoktur. Sadece futbol takımımızda geçen sezondan kalan ufak bir bakiye vardır. O da futbol takımının bir senelik giderinin yüzde 5’i kadar olabilir ancak. Onu da en kısa zamanda ödemek istiyoruz yeni sezona girerken alacak kalsın istemiyoruz. Bilemiyorum dışarıdan nasıl görünüyoruz ama muhakkak eleştiri gelecektir. Biz de zaten bunu doğal karşılıyoruz. İyi şeyler yapıyorsak orada da bir takdir beklemiyoruz açıkçası. Biz buraya Galatasaray için iyi şeyler yapmak istedik. Galatasaray’ın iyi olması da bizim için yeterlidir.
-"LINCOLN'E ÇİFTE STANDART GÖSTERMİŞTİK AMA O BUNU ANLAMADI"-
Sezon toplantısı için bütün futbolcularımıza bir tarih vermiştik. Herkes o tarihte toplandı. Lincoln her zamanki gibi gecikecek diye düşündük ama bu sefer hiç gelmedi. Kendisine bir ihtarname çekildi, zaman tanındı. Yine ortaya çıkmayınca bir kez daha ihtarname çekildi, yine gelmedi. Biz de Federasyon’a başvurarak, tazminat haklarımız saklı kalmak üzere sözleşmenin feshedilmesini diledik. Federasyon’dan FIFA’ya gönderilmiş durumda dosya. Bizi en çok üzen Galatasaray’ın kamp yaptığı şehirden 60 kilometre uzaklıktaki bir şehirde bulunmasına rağmen bize katılmaması oldu. Galatasaray’da Lincoln’e hep çifte standart uyguladık, o’nu koruduk, kolladık ama bu ne yazık ki bunu hiç anlamadı. Taraftar da onu bağrına basmıştı ama o bütün kuralları hiçe sayarak, kafasına göre takıldı. Bizi çok sıkıntılı durumlara düşürdü. Biz de FIFA’nın CAS’ın alacağı kararlara göre hareket edeceğiz. Keşke böyle olmasaydı. Galatasaray’da kalmak istemeyebilir bir futbolcu. Kendisine bir kulüp bulurdu, konuşulurdu, hallolurdu. O, bu yolu seçmedi. Hem Galatasaray’a hem futbola hem futbolun ruhuna saygısızlık etti bana göre. Umarım kararlar adil olur bu konuda.
-"MAHMUT ÖZGENER, TAVSİYELERİMİZİ DİKKATE ALMADI"-
Geçen sezon Mahmut Özgener, seçilmeden önce bize geldiğinde, “Ben sizi şartsız destekliyorum” dedim. Yeter ki siz futbolu koruyun dedim. Seçimlerden sonra her ay en az 2 kez kendisiyle konuştum. Bizim sıkıntılarımız, futbolun sıkıntıları ile ilgili tavsiyelerde bulundum. Yaptığım basın toplantısından önce kendisini aradım “Bak, ben yine destek vereceğim. Ama siz bizim tavsiyelerimizi bugüne kadar dikkate almadınız, bundan sonra lütfen alın” dedi. Kendisine, “Futbol artık bir endüstri. Futbolun İyi yönetilmesi lazım” Nedir bunlar? Hakemler oyunu akışına bıraksın, sık sık kesmesin. Hakemlerimiz yıldız oyuncuları korusun. Bu oyunculara yapılan kasıtlı müdahaleler engellensin. Oyunun vaktinden çalanlara ortam verilmesin.
-"SİVASSPOR MAÇININ ORADA OYNANMAMASI LAZIMDI"-
Mesela geçen sene bizim Sivasspor maçını orada oynamamamız lazımdı. Mümkün değil orada futbol oynanmaz. O maçtan önce bir kupa maçı vardı orada ve Manisasporlu futbolcunun bağları kopmuştu. Herhangi bir çarpışmadan dolayı değil tamamen sahadan dolayı. Federasyon Sivasspor’a sahayı yapması için para vermiş, Sivasspor sahaya değil altyapıya harcamış bu parayı. Para da vermişsin, o yapmamış yani o maçın orada oynanmaması gerekirdi. Bakın Konya’da benzer bir sahada Uğur sakatlandı 2 sene oldu daha yeni oynamaya başladı çocuk. Biz bunları istedik. “Galatasaray’a şunu yapın, bunu yapın” demedik. Bunlar yapılmadı, bunların üzerine üst üste olmaması gereken şeyler oldu ve ilişkimiz gerginleşti.
-"EN ÜZÜCÜ MAÇLAR BÜKREŞ, FENERBAHÇE VE HAMBURG'TU"-
Geçen sezon Steaua Bükreş maçında Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını kaybetmemiz, Kadıköy’de Fenerbahçe’ye karşı öne geçmemize rağmen 4-1 mağlup olmamız ve Ali Sami Yen’deki Hamburg maçında 2-0 öndeyken maçı 2-3 kaybetmemiz geçen sezondan akılda kalan en kötü anılar herhalde. Geçen sezondan iyi bir anı söylemekte zorlanıyorum açıkçası.
-"HALDUN ÜSTÜNEL BU FUTBOLCULARI NASIL İKNA EDİYOR BİLMİYORUM"-
Rijkaard, Neeskens ile görüşüyoruz. Adnan Sezin ve Haldun Üstünel bunları değerlendiriyorlar. Hepimiz birbirimizden haberdar olarak sürdürüyoruz. Asıl burada sihirbaz olan Murat Yalçındağ. Biz sihirbaz olan yöneticiler ürettik bu aşamada. Herkes “bu değirmenin suyu nerden geliyor?” diye soruyor. Herkesin unuttuğu bir konu var biz 3 futbolcumuza bonservis ödemedik. Leo Franco, Mustafa Sarp ve Gökhan Zan bedelsiz olarak geldiler. Diğer futbolcularımızın yani Keita, Elano ve toplam bonservis bedeli 15 milyon Euro. Biz bunu 3 seneye böldük. Toplasanız senelik 6 milyon Euro ediyor senelik menajerlerle beraber. Haldun Üstünel’i tebrik etmek gerek tabi ki. Ne yapıyor, nasıl ikna ediyor 4 seneye bu futbolcuları bilemiyorum. Tebrik ediyorum kendisini ve tüm yöneticilerimizi. Transferin çabuk bitmesi ve ucuza mal olması için gizli kalması gerek. Bu sene basını biraz terse yatırdık. Sağ gösterip sol vurduk ama bunu kasıtlı yapmadık. Öyle olması lazımdı.
-"AVRUPA'NIN EN İYİ TEKNİK HEYETİNE SAHİBİZ"-
Teknik direktör konusunda doğru karar verdiğimize inanıyorum. Bugün Avrupa’da bir takımın başına gelebilecek en önemli teknik heyet Galatasaray’da. Sadece Rijkaard olarak bakılmaması lazım olaya. Biz Neeskens’i teknik direktör olarak getirsek kimsenin itiraz edeceğini düşünmüyorum. Yanlarında da çok iyi 2 tane kondisyoner var. Biz Avrupa’nın en iyi teknik kadrosuna sahip olduğumuzu düşünüyorum. Ben bu kadar çok çalışan bir heyet görmemiştim şimdiye kadar.
-"HEDEFİMİZİN NE OLDUĞUNU SÖYLEMEMİZİN ALEMİ YOK"-
Şampiyon olmak için birçok faktörün bir araya gelmesi lazım. Aziz Yıldırım ve Yıldırım Demirören’in söyledikleri tabi ki güzel. Taraftarlarına sözler veriyorlar. Galatasaray’ın hedefinin ne olduğunu söylemenin alemi yok. Avrupa’da da bir kupa kaldırmanın peşinden gitmedikten sonra bir anlamı yok oynamanın. Biz bunları gerçekleştirmek için mücadele edeceğiz. Ne söylersek söyleyelim bunu zaman gösterecek. Takımlara 6. Haftanın sonuna kadar zaman vermek lazım ki gerçek durumları görülebilsin.
-"ADAY OLUP OLMAYACAĞIMA SON GÜN KARAR VERİRİM"-
Seçimlere daha çok var. Ben Galatasaray için elimden gelen gayreti sürekli göstereceğim. Aday olup olmayacağımı son dakikada kadar karar vermiş olmayacağım. Ben içeride de olsam dışarıda da olsam elimden geleni her zamana yapmışımdır Galatasaray için. Bu transferleri seçim vaadi olarak görenler var. Çok da umurumda değil açıkçası. Biz Galatasaray nasıl başarılı olur, nasıl ilerilere gider bunun için çalışıyoruz. Bunu başka yorumlayanlar umurumda değil.
-"ARDA, 10 SENEYE DAMGASINI VURACAK"-
Benzer bir kaptanlık konusu 1994’te olmuştu. Biz Bülent Korkmaz’ı kaptan yapmıştık ve kendisi de 13-14 sene kaptan oldu bu kulüpte. O da çok gençti kaptan olduğunda. Arda’nın kaptan olmasını herkes çok istiyordu. Arda gençtir, hatalar yapacaktır. Biz de zaten bu durumdan en az hata ile çıkması için çabalıyoruz. Bu konuda Ayhan, Servet, Kewell gibi oyuncularımız var ona yardım edebilecek. Onlarla da konuşuyoruz, “biz kaptanımızdan memnunuz” diyorlar. Herkesin kendine göre bir fikri var. Bu salondaki herkesin fikrini alsak bile Galatasaray takımına bir kaptan çıkaramayız. Biz tabi ki eleştirilere, söylenenlere bakıyoruz ama kararı biz veriyoruz. Arda’nın çok iyi bir kaptan olacağını, Türk futboluna da 10 küsur yıl damga vuracağına inanıyoruz.
-"KAYBETMEYİ DÜŞÜNSEK LINDEROTH VE SERKAN'A SABRETMEZDİK"-
Hakan Şükür Galatasaray’a geldiği gün manşet oldu, Galatasaray’dan ayrıldığı güne kadar hep manşette kaldı. Bazen spor sayfasında değil ön sayfasında yer aldı. Bunu taşımak da çok kolay değil. Bu adamların, bu çocukların, bu gençlerin bu yaşta, bu ortamda, bu şöhreti taşımaları kolay değil. O yüzden yardımcı olmaları lazım insanların. Biz kaybetmekten değil kazanmaktan yanayız. Biz kaybetmekten sana olsak 2 senedir Linderoth’a, 1 senedir Serkan’a sabır göstermezdik. “İşe yaramadı” deyip sokağa atmayız kimseyi. O yüzden Arda’nın hata yapmasına da müsaade edilmeli ve o’na tahammül gösterilmeli.
-"TEKLİF VEREN, ÜLKESİNDE İLK 5 TAKIM ARASINDA DEĞİLSE, FUTBOLCUMU SATMAM"-
Her futbolcu satılabilir ama zaman ve şartlar uygun olduğu takdirde. Arda’yla ilgili şunu söyleyebilirim: O’nun menajeri olmamama rağmen kariyer planlamasını ben yapacağım. O da bunu kabul etti. Arda’nın ücretini arttırmamak için kaptan yapıldığı iddialarını ortaya atanları da ayıplıyorum. Kim ne biliyor Arda’nın ücretini ne yaptığımızı? Zaman gelir, Galatasaray’ı tatmine den bir teklif gelir, Arda da gitmek ister o zaman düşünürüz. Ama ben ülkesinin ilk 5 takımı içinde olmayan takımlara futbolcu göndermeyeceğim. Mesela İspanya’nın 14. Sırasında olan bir kasaba takımına sırf Avrupa diye futbolcu göndermeyeceğim. Galatasaray Avrupa’nın en önemli kulüplerinden biridir. Şu an nakit sıkıntımız olsa bile bunu yapmayacağız. Para inanın her şey demek değil.
-"BU PROJE DEVLET KORUMASI ALTINDA"-
Geçen günlerde TOKİ Başkanı ile beraber bir toplantı yaptık. Kendisi orada “Ben bu toplantıya sayın başbakanımızın talimatı ile geldim” dedi. Bu proje devlet korumasındadır. Kimse merak etmesin. Bu ifadelerden sonra bizim ne söylememizi beklersiniz? Bu işin sürecinin işlemesini bekliyoruz. Üstü kapanıp, açılabilen, son derece modern bir stadımız olacak.
-"BU SENE OLMAZSA ÖNÜMÜZDEKİ SENE ALACAĞIZ"-
Manisasporlu 2 futbolcu için kulüplerine teklif yaptık. Kendileri de Galatasaray’a gelmek istiyorlar. Bu konuda bir anlaşmazlık var futbolcularla kulüp arasında. Ben Manisaspor başkanına medya üzerinden gönderme yapması yerine konuya mantıklı yaklaşmasını tavsiye ediyorum. Bu futbolcularla biz anlaştık. Bu sene olmazsa önümüzdeki sene kendilerini kadromuza dahil edeceğiz.
-"ALTYAPI SİSTEMİMİZDEN MEMNUN DEĞİLDİK"-
Altyapımızdan 6 tane futbolcumuz var şu an kadromuzda. Bizim gözlemlediğimiz şeyler var. Altyapının yeniden şekillenmesi için zaman harcadık. Önce sayın Feldkamp’a orada mesai yaptırdık. O’ndan raporlar aldık. Sonra Rijkaard’la değerlendirme yaptık. Şimdi de Hollanda’dan bir uzmanla çalışıyoruz. Orada şampiyon olmasak da olur. O kadar önemli değil. Önemli olan oradan her sene bir futbolcunun takıma katılması lazım. O’nun için de üstyapıyla altyapının paralel çalışması lazım. İki takımın oynadığı futbolun paralel olması lazım. Yani altyapıdan gelen bir oyuncu okuma yazmayı yeniş öğrenmiş gibi a takımda nerede duracağını öğrenmemesi lazım. Bunları bilerek hazır gelmesi lazım. Bu konularda şikayetlerimiz vardı son zamanlarda. Hocalarımız iyi niyetliler, çalışıyorlar orada ama bu konuda eksiklikler oluyor. Uğur, Kayseri’ye, Ertuğrul hocaya gitti, Arda, Manisa’ya Ersun hocaya gitti… Bunların olmaması lazım aslında. Eğer bir futbolcu futbol oynayabilecek durumdaysa 17 yaşında da olsa burada oynamalı.
-"ALPER TEZCAN'I BİLMİYORUM"-
Sporcu arkadaşlarımız kulübümüz için spor yaparken sakatlanırlarsa onları kapının önüne koymayız. “Sen sakatlandın, git” demeyiz kimseye. Alper Tezcan denilen arkadaşımızı ben bilmiyorum, duydum ama. Ben şu an Galatasaray’ın bünyesinde, aktif olarak oynayan sporcularımla uğraşıyorum. Galatasaray’dan gittikten sonra sakatlanan isimlere karşı Galatasaray’ın bir sorumluluğu yoktur.
-"GÖKHAN ZAN KONUSUNDA SON GÜNE KADAR BEKLEDİK"-
Bizim Turkcell Süper Lig’de bulunan bütün takımların başkanları ile aramız iyi. Gökhan Zan transferi sonrasında Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören ile aramızın bozulmasını bekliyorlardı. Haldun Üstünel geldi bana, “Gökhan Zan’ın sözleşmesi sona erdi, serbest” dedi. Ben de, “biraz bekleyelim belki atlamışlardır” dedim. 15 gün bekledik hala değişen bir şey yoktu. Bu arada Blackburn Rovers ile anlaşmış Gökhan, kefili de Tugay Kerimoğlu. Sinan Engin’le konuştum ve “Yahu Sinan, Yıldırım bey neden Gökhan’ın sözleşmesini yenilemiyor?” dedim. Yani bir anlamda kendisine mesaj gönderdim. Hala bir gelişme olmadı bunun üzerine. O dönem Servet’in de ayrılma durumu varı. Gökhan Zan İngiltere’ye uçak biletini alıyordu artık, biz o zaman devreye girdik ve aynı gün Haldun Üstünel’in sihirbazlığı ile kendisiyle sözleşme yaptık.
-"MEVCUT KADROMUZLA DEVAM ETMEK İSTİYORUZ"-
Bizim önceliğimiz takımdaki arkadaşlarla devam etmek. Onların forma giymesi. Şartlar ani şekilde değişebiliyor futbolda. Hocamız isterse ve şartlar uygun olursa bir transfer daha yapabiliriz ama dediğim gibi biz şu an kadromuzdaki arkadaşlarla devam etmek istiyoruz. Umarım hayırlı bir sezon olur. Bütün taraftarları statlara davet ediyorum. Medyamızın da bardağı dolu tarafından görmesini diliyorum.
0 yorum:
Yorum Gönder